Rusya’da kısmi seferberlik Ukrayna için ne anlama geliyor?

Laurence Peter | BBC News

Herson'daki Rus askerleri

Kaynak, Getty Images

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geçtiğimiz günlerde Ukrayna Savaşı’nda cephede yaşanan büyük gerilemenin ardından kısmi seferberlik emri verdi. Halka seslenen Putin, Rusya’nın doğrudan Kiev’i destekleyen Batılı güçler tarafından doğrudan “parçalanma” tehdidi altında olduğunu savundu.

Putin ayrıca, NATO’yu nükleer silahlara sahip Rusya’nın Batı’nın “nükleer şantajına” karşılık olarak envanterindeki bütün silahları kullanabileceği uyarısında bulundu.

Putin açıklamasını, Ukrayna’nın doğusu ve güneyindeki dört bölgede Rusya tarafından iktidara getirilen liderlerin Rusya’ya katılmayı oylayacağı sözde referandum planlarını duyurmasından bir gün sonra yaptı. Kırım da 2014’te benzer bir hamleyle Rusya tarafından ilhak edilmişti.

Seferberlik pratikte ne anlama geliyor?

Rusya 300 bin civarındaki yedek personeli silah altına almayı planlıyor. Bunlar askeri eğitimi olan kişiler ve Vladimir Putin Ukrayna’daki savaş için gerekli kabiliyetlere sahip olanların çağırılacağını vurguladı. Bunlara bazıları 60 yaşının üzerinde olan ve emeklilikten geri çağırılan subaylar da dahil.

Rusya teoride 25 milyon kişiyi seferber edebilir. Hem Putin hem de Savunma Bakanı Sergey Şoyu, zorunlu askerlik yapanların Ukrayna’ya savaşmaya gönderilmeyeceğini özellikle vurguladı.

Şoygu, ek birliklerin 1.000 kilometreyi bulan cephe hattını savunmak için gerektiğini söyledi.

Seferberlik aylara yayılacak. Putin daha önce Rusya’nın uzun bir savaşa hazırlandığını belirtmişti.

Reuters bunun Rusya’nın İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en büyük seferberliği olduğunu söylüyor ancak Kremlin 1980’lerin sonunda Afganistan’a ve daha sonra Çeçenistan’a zorunlu askerlik yapan binlerce kişi gönderilmişti.

Yeterli eğitim almayan çok sayıda zorunlu asker bu maliyetli savaşlarda ölmüştü ve Kremlin bu kez savaş karşıtı hisleri körüklemekten kaygılı gibi görünüyor.

rus askerleri

Kaynak, Getty Images

 Rus ordusu, Ukrayna’dan daha mı güçlü?

Rus ordusu, sayısal olarak Ukrayna’dan daha üstün, ancak Ukrayna’nın cephede kullandığı taktikler ve Batı’nın sağladığı gelişmiş silahlar bu farkı kapattı.

Rusya’nın Şubat ayındaki işgali 190 bin askerle başlamıştı. Bunlara ek olarak Donbas bölgesindeki binlerce Rusya yanlısı milis de vardı.

Kremlin büyük bir askere alma kampanyası başlattı ve önemli mali teşvikler verdi.

Bu şekilde özellikle Sibirya’daki yoksul bölgelerden ve deneyimli Çeçen savaşçılar da dahil olmak üzere Kafkaslar’dan ek birlikler silah altına alındı.

Rusya normalde bir milyonun biraz üzerinde askeri personel ve yaklaşık 900 bin sivil personel istihdam ediyor.

Ancak Putin geçen ay 137 bin kişinin daha alınması için kararname imzaladı.

Rusya’da 18-27 yaş arasındaki erkeklere genelde bir yıl askerlik zorunlu, ancak sağlık ya da öğrencilik gibi birçok nedenle muaf olabiliyorlar.

Rusya başta zorunlu askerlik yapanları Ukrayna’ya yolladığını reddetmişti, ancak zorunlu askerlere zorla sözleşme yaptırıldığı vakalar gün ışığına çıktı ve bazı subaylara disiplin cezaları verildi.

Putin daha sonra hiç bir zorunlu askerin çatışmaya gönderilmediğinde ısrar etti.

İşgalden önce Ukrayna ordusu çok daha küçüktü. 196 bin 600 dolayında aktif askeri vardı. Ancak Kiev genel seferberlik ilan etti ve bu sayı büyüdü.

Rusya neden şimdi böyle bir hamle yaptı?

Batılı uzmanlar ve siyasetçiler, Ukrayna’nın Harkov bölgesindeki büyük karşı saldırısının Kremlin’i savunma pozisyonuna geçmeye zorladığını söylüyor. Bu da Vladimir Putin’in son hamlesini açıklayabilir.

Savunma Bakanı Şoygu Çarşamba günü Rus kayıplarını açıkladı ve 5 bin 937 askerin öldüğünü duyurdu. Ancak bu sayı, İngiltere Savunma Bakanlığı’nın Haziran’da açıkladığı 25 bin ölü tahmininin çok altında. Ukrayna ise 50 bin Rus askerinin öldüğünü iddia ediyor.

Rusya’nın ağır kayıplarla başa çıkmaya çalışırken, mahkumları silah altına almaya çalıştığı ortaya çıktı. Afganistan’da 1979-1989 yılları arasında yaşanan savaşta Sovyet ordusu 15 bin dolayında asker kaybetmişti.

BBC Rusça, Rusya’nın Ukrayna’daki kayıpları içinde 1.000’den fazla subay olduğunu ve bunların arasında çok sayıda pilot, istihbarat uzmanı ve özel kuvvetler mensubunun da bulunduğunu söylüyor.

Putin

Kaynak, Getty Images

Putin, nükleer savaşla mı tehdit ediyor?

Putin, Rus karşıtı “tehditlerde” bulunmaları nedeniyle Kiev’in Batılı destekçilerine kızdı ve Rusya’nın toprak bütünlüğüne yönelik herhangi bir tehdidin, Kremlin’in gerekli gördüğü herhangi bir silahla karşılık göreceği tehdidinde bulundu.

Putin “Ülkemiz çeşitli kitle imha silahlarına sahip ve bazı kategorilerde NATO ülkelerinin sahip olduklarından daha da modernlerine sahibiz. Bu bir blöf değil” dedi.

Rus askeri doktrini, Rusya’nın yok olma tehdidi altında kalması durumunda taktik nükleer silah kullanımına izin veriyor.

Rusya saatte 6 bin kilometreden daha hızlı uçabilen uzun menzilli hipersonik füzelerini Ukrayna’da kullandı.

Tartışmalı referandumların ardından Ukrayna’nın başka bölgeleri Rusya’ya katılırsa, Moskova daha sonra Rusya’nın kendisinin NATO saldırısı altında olduğunu iddia edebilir.

Kiev ve Batılı liderler “referandumları” Rusya’nın toprak gaspına kılıf olarak görüyor. ABD’nin Ukrayna Büyükelçisi Bridget Brink bunları “sahte oylama” diye tanımladı ve seferberliğin Rusya’nın zayıflığını gösterdiğini ileri sürdü.

Hollanda Başbakanı Mark Rutte de Putin’in askeri hamlesinin “bir panik işareti” olduğunu belirtti.

Rutte “Nükleer silahlarla ilgili retoriğini birçok kez duyduk” derken, diğer Batılı siyasetçiler nükleer çatışma ihtimalini önemsemediklerini belirtti.

Yoruma kapalı.