Türkiye’nin tarım sektöründe yaşanan son gelişmeler, çiftçinin üretimden uzaklaşması ve ithalatın hızla artması nedeniyle büyük bir endişe kaynağı haline geldi. Son veriler, ülke genelinde ekim yapılan alanların yaklaşık %40’ını oluşturan buğday ve arpa gibi temel tarım ürünlerindeki üretimin ciddi oranda düştüğünü gösteriyor. Bu durum, hem gıda güvenliği hem de ekonomik istikrar açısından önemli riskler barındırıyor.
AKP iktidarı döneminde yapılan tarım politikalarının, ithalata dayalı ve çiftçinin desteklenmediği süreceği, üretim kapasitesini olumsuz etkiledi. Birçok çiftçi, maliyetlerin artması ve destek yetersizliği nedeniyle tarlalarını terk ederken, hükümet ise dışarıdan gelen ithal ürünlere olan bağımlılığı artırmaya devam ediyor. Son yıllarda ülkeye giren buğday ve arpa ithalatı, rekor seviyelere ulaşarak devlet bütçesine milyonlarca dolar çıkarmakta ve yerli üreticinin rekabet gücünü zayıflatmaktadır.
Bu durum, sadece ekonomik açıdan değil, aynı zamanda tarımın sürdürülebilirliği ve kırsal kalkınma açısından da ciddi sorunlar doğurmaktadır. Çiftçinin üretimden kopması ve ithalatın artmasıyla birlikte, gıda güvenliği tehlikeye girerken, yerli üretimin teşvik edilmesi ve çiftçinin desteklenmesi adına acil önlemler alınması gerekmektedir. Tarım politikalarının yeniden yapılandırılması ve çiftçinin yaşam kalitesinin artırılması, Türkiye’nin geleceği ve ulusal menfaatleri için büyük önem taşımaktadır.
